Tarık Akan BBT Sahnesinde…


477 Paylaşım

Bakırköy Belediye Tiyatrosu, Ragıp Savaş’ın genel sanat yönetmenliğinde izleyicileriyle buluşuyor. Neredeyse hiç uyumadan çalışan Ragıp Savaş’ın bizlere en yeni sürprizi,  Tarık Akan’ın aynı adlı kitabından uyarlanan bir müzikli oyun! Ragıp Savaş ile www.sugibidergi.com okurları için BBT’nin “dün-bugün-yarın” süreçlerini konuştuk. 

Bensu KAYA

Seneler önce bir Mart günü, kayıt cihazım, defterim ve sorularımla beraber Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’ne Müşfik Kenter’le söyleşi yapmaya gittiğimi hatırlıyorum… Bakırköy Belediye Tiyatrosu’nun genel sanat yönetmeni olduğunu sevinçle duyduğum gün onunla konuşacağımı biliyordum. O sene sahnede genç bir oyuncu olarak izlediğimiz Ragıp Savaş’ın şimdi aynı tiyatronun genel sanat yönetmeni olduğunu yine sevinçle öğrendiğim anda onunla konuşacağımı bildiğim gibi. Bakırköy ve sanat sevgisi birleşince hepsi kendiliğinden gelişiyor işte…

Bakırköy Belediye Tiyatrosu (BBT), Türkiye’nin ilk ve tek ilçe ödenekli tiyatrosu olma ayrıcalığına sahip. Bu ayrıcalık, tüm izleyicileri kapsıyor elbette. Ragıp Savaş’ın BBT’ye katkıları ise kısa sürede kendini gösterdi. Savaş, bu büyük sorumluluğu şu sözlerle anlatıyor: “Zeliha Berksoy’un kurduğu bu tiyatroda Berksoy’un, Pekcan Koşar’ın ve Müşfik Kenter’in, bugüne kadar kurumda genel sanat yönetmenliği yapmış bu kıymetli insanların sorumluluğunu taşıyoruz. ”

Şu sıralar Tarık Akan’ın “Anne Kafamda Bit Var” kitabından  aynı adla sahneye uyarlanan oyunun heyecanı içindeki  Ragıp Savaş’la BBT’nin ana sahnesi olan Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde buluştuk.  

Bir anlamda evinize geri döndünüz… Siz yokken  evde neler olmuş, sizle beraber neler olacak?

Ben yokken -benim yokluğumdan kaynaklanan bir şey değil tabii, böyle anlaşılmasın- 10 yıla bakıldığında kurumda ciddi bir yıpranma, bir atıl durum var. Hep söylüyorum, siyasetle dirsek teması olduğu için bu sıkıntılar olabiliyor… Çözüm aramak, ne yapacağımızı düşünmek ise bizim mottomuz… Geçen sene Ayşegül Ovalıoğlu belediye başkanı olmadan önce bir şekilde bir araya gelmiştik. Daha adaydı, dedim ki “Lütfen tiyatroya yardım edin, tiyatromuzu iyi hale getirmemiz lazım”. “Tabii ki” dedi, mutlu oldu. Seçildikten sonra bir araya geldik. Dedi ki, “Ragıp Bey, ne yapalım?”; “ Ben size bir A4 yazayım, zaten sadece 10 madde. Bunları yaparsanız toparlanır tiyatro.” dedim. “Olmaz, beraber çalışalım. Siz sanat yönetmeni olun” dedi.  O aşamada başkan danışmanlığım oldu. Sonrasında da yılbaşından beri genel sanat yönetmenliği yapıyorum. Geçmişi unutmadan, kökümüzden kopmadan, yüzümüzü ileriye çevirerek yenilenmeye başladık. İlk etapta görsellerimizi; logomuzu, afişlerimizi değiştirdik. 

Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezimizin tadilata alınacağını biliyoruz…  O kadar yıpranmıştı ki, koltukları acıtıyordu. En fenası, bahçede gelinler, görümceler, takı törenleri karmaşası içinde tiyatro kapısından giriyorduk…

Olacak şey değildi gerçekten. O nikah salonu, iki-üç ay kalacak dediler, 25 yıl kaldı… Çok bağırdık, kimse sesimizi duymadı… Bahçe kokteyl prolonge alanına çevrildi. Yani dolayısıyla sanat istila edildi. Google’a Yunus Emre yazın, ilk olarak nikah sarayı çıkıyor. Ayda tiyatroya bin kişi geliyorsa nikaha on bin kişi geldi. Bilinirlik oraya döndü. Maalesef çok üzüldüğümüz, çok utandığımız dönemler yaşadık orda. Dedim ya Ayşegül Hanım’a A4 kağıt verdim diye, listenin en başında nikah salonu konusu vardı. Sağolsun nikah salonunu Tarık Akan Kültür Merkezi’ne aldı. Gittim gezdim; pırıl pırıl, daha medeni, daha güzel bir salon olmuş. Onun dışında Yunus Emre Kültür Merkezi’ni renove etmeye hazırlanıyoruz. Leyla Gencer Sahnesi de yaklaşık 5 yıl kapalı kalmıştı.  İlk halini Ateş Ünal Erzen bana gösterdiği için ilk gün şu kapıdan girdim, oturup ağlamaya başladım. Her şey küften çürümüş vaziyetteydi. Tavandaki ahşap dökülüyordu. Asansörler bozuktu, klimalar çalışmıyordu… Çok şükür 4 aylık bir sürede yaptık. Geçen sene Leyla Hanım’ın doğum gününde, onun aryalarıyla sahneyi açtık. Çok yolunda gitti her şey, Leyla Gencer Sahnesi, BBT’nin ikinci sahnesi oldu ve  İstanbul’da çok kabul gören popüler bir kültür merkezi haline geldi. Yazın turnelerimiz olacak. Elimizden geldiğince özel tiyatrolara da sahnemizi açıyoruz. Bilet fiyatlarımız son derece uygun. Vazifemiz halkla sanatı buluşturmak. BBT bizim kıymetlimiz. 

Repertuarda bir Ragıp Savaş çizgisi olacak mı, yoksa bilinen çizgiyi koruyacak mısınız? Repertuara nasıl bir dokunuşunuz olacak? 

Yerli- yabancı oyun dengesini sağlamaya çalışıyorum, ama birazcık daha yerlilerden ilerliyoruz. “Eşeğin Gölgesi” ile başladık Haldun Taner’le. Murat Karasu yönetti. Arkasından bir Mayenburg yaptık, “Çirkin”. Çok zor ve birazcık absürd bir metin, ama çok güzel sahnelendi. Seyirci net mesaj alıp çıkıyor oyundan.  “Kim güzel, neye göre güzel?” gibi konular sorgulanıyor. Rejiyi Yelda Baskın yaptı, temiz bir reji oldu. 

"Çirkin", güzellik kavramını sorgulatan güncel bir oyun.

Arkasından Özen Yula’nın Ay Tedirginliği’ni yaptık. Burcu Halaçoğlu yönetti. O da pırıl pırıl bir oyun oldu. Onunla yepyeni bir sahne açtık: İBB Baruthane Sahnesi!

Ve yine bir tarihi doku içindeyiz…

324 yaşında bir yapı! Orası da bizim Yunus Emre gibi barut yapımında kullanılmış bir zamanlar. Yıkık hallerini biliyorum. İBB Miras ortaklığıyla bir şirket kurularak Mahir Polat liderliğinde 10-11 ay gibi bir sürede bitirildi. Bir kütüphane, bir müze var. Bir de BELTAŞ’ın kafesi var. Boş bir bina daha var. Orda da bir takım etkinlikler planlanıyor sanat eğitimiyle ilgili. İBB ve Bakırköy Belediyesi  ile beraber orayı tiyatro yapılabilir hale getirdik. 120 kişilik çok güzel bir salon oldu. “Ay Tedirginliği” doku olarak da o binanın içine çok yakıştı. 

"Ay Tedirginliği", her iki mekanda dönüşümlü  olarak sahnelenecek.

Ve bir özel bir hediye verdiniz bize… Tarık Akan’ın “Anne Kafamda Bit Var” kitabını BBT sahnesine aktardınız… Böylesine büyük bir sanatçıyı ve bir büyük Bakırköylüyü  yansıtabilmek çok zor. Nasıl bir yol izlediniz?

Dedim ya BBT’nin büyük bir yükü var sırtımızda diye. Söz konusu Tarık Akan olunca, böyle bir Bakırköy evladı olunca bu proje bizi çok heyecanlandırdı. Gökhan Aktemur oyunlaştırdı kitabı. BBT kadrolu sanatçısı Turgay Kantürk yönetiyor. Büyük bir prodüksiyon; en az 25 kişilik bir oyuncu kadrosuyla sahneliyoruz. Müzikli bir anlatım. Kastlı oynanıyor Tarık Akan; ben ve şehir tiyatrolarından Savaş Barutçu dönüşümlü oynuyoruz.  Savaş Barutçu,  Gökhan Aktemur’a bu kitabı okuyup götürerek oyunlaştırmasını isteyen kişi. Fikir babası yani. Çok modern bir anlatımla sahneliyoruz. Şunun altını çizmek istiyorum… Biz yeşil lensle, perukla Tarık Akan’a fiziksel olarak benzemeye çalışmak gibi bir talihsizlik içinde değiliz. Bu bizim haddimiz de değil, böyle bir ataletin içine girmedik özellikle. Oyunun içinde Rutkay Aziz, Uğur Dündar, Müjdat Gezen de geçiyor… Biz Tarık Abi’nin yazdığı ve Gökhan’ın oyunlaştırdığı hikayeyi, BBT olarak, ben Ragıp olarak, ordaki karakterler olarak seyirciye anlatmakla mükellefiz. Çok modern bir rejiyle büyük barkovizyon görüntüleriyle,  ‘80 darbesinde anlattığı sürecin seslendiricileriyiz. 7 Mart Cumartesi prömiyer yaptık. Heyecanımız çok büyük. 

Sanatçılık, yöneticilik, sanat yöneticiliği… Hepsini  bir arada sürdürürken dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?

Çok çalışarak… Sanat yöneticisi olarak yaptığım her şey yine sahneye hizmet ediyor. Dolayısıyla beni yabancılaştırmıyor. Zaman ve performans açısından zorlanabiliyorum. 

Uyku saatleriniz değişti mi bu tempoda?

Benim zaten uykum yok. Uyuyamıyorum zaten. Oyun süreçlerinde hiç uyuyamıyorum. O yüzden sırtımda ağrılar, sinir uçlarında ödemler, uyku bozukluğu falan yaşıyorum, ama sahnede her şey bitiyor. Benim 35 yıldır anı yaşadığım ve en iyi hissettiğim tek yer sahne. Çünkü yalnızca sahnedeyim orda. Dışarı adım attığım anda bir sürü şey gelmeye başlıyor. Ailenle ilgili, hayatla ilgili, maddiyatla ilgili… Sahnede olmak benim için dinlendirici bir şey. 

BBT sahnelerinde çocuklar  için neler var? Çocuk menüsü nasıl?

Çocuk menüleri çok güzel!  “Sihirli Oyuncak” diye yeni bir oyun çıkardık,  Zerrin Akdeniz yazdı, Kadir Hasman yönetti. Özlem Saraç'ın yazıp Burç Ara'nın yönettiği “Tiyatronun Büyüsü” vardı geçen sezondan, o devam ediyor. Belki bu sezon bitmeden, önümüzdeki sezon devam etmesi için yeni bir çocuk oyunu daha düşünüyorum. Onları tiyatroya alıştırmak, tiyatro izlettirmek bizim için çok kıymetli. BBT'nin her zaman çocuklara yönelik projeleri çok önemlidir. Gençler için de pek çok proje var aklımda. Her yaştan izleyiciye kapımız açık. 

"Sihirli Oyuncak", 5 yaş ve üstündeki çocuklar için uygun.


0 Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube and Vimeo Embeds
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı